Aksaray’da “Direnişin Simgesi Kerbela” Etkinliği Yapıldı

     Aksaray İlim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (AKSA-DER) tarafından “Direnişin Simgesi Kerbela” konulu etkinlik düzenlendi.

Aksaray Belediyesi Tiyatro Salonunda “Direnişin Simgesi Kerbela” konulu etkinlik Ayetullah TAKAK’ ın sunumu, Emrah ALTINTAŞ’ ın Kur’an- Kerim Tilavetiyle başladı. AKSA-DER Başkanı Mustafa BİLGİÇ’ in yaptığı açılış konuşmasının ardından Hz Hüseyin’i ve Kerbela yı anlatan ilahi, ezgileri Grup İhya sanatçıları seslendirdi. “Direnişin Simgesi Kerbela” konulu konuşmayı yapan İlahiyatçı Nezir TUNÇ Hoca “Aşure Günü” nün anlam ve öneminden de bahsetti. Nezir TUNÇ hocanın kerbela konulu konuşmaları esnasında salonda duygu dolu anlar yaşandı. Grup İhyanın seslendirdiği birbirinden güzel ilahi ve ezgilerle katılımcılar mest oldu. Program sonunda salonda bulunanlara Aşure İkram edildi.

2015-asura-ve-kerbela-1

2015-asura-ve-kerbela-9

Aksa-Der Başkanı Mustafa BİLGİÇ, katılımcıları selamlayarak yaptığı açılış konuşmasında “Bu programı düzenlemekteki amacımız, safımızı belli etmek, bu şehirde konuşulmayanları konuşmak, anlatılmayanları anlatmak, kendi öz değerlerimize sahip çıkmaktır. Kerbela ırkların, mezheplerin, meşreplerin sahip çıkacağı bir hadise değildir. Tüm insanların, Müslümanların, mazlumların sahip çıkacağı bir hadisedir. Bizler, Hz. Hüseyin’in davasına ne kadar sahip çıkıyorsak bu zamanın yezitlerini de çok iyi tanımak zorundayız. Eğer zamanın Yezitlerini iyi tanımazsak bu oyunlara gelmeye devam ederiz. Tarihten ders almadığımız için, tarih sürekli tekerrür ediyor, sürekli Yezitlere kanıp aldanıyoruz. Yezitler tarihin hiçbir zamanında biz zulmedenleriz, yakıp yıkanlarız dememiştir. Bugün de özgürlük diyorlar, büyük insanlık diyorlar. Ama Hüseyinlerimizi katletmeye devam ediyorlar. İşte biz bunları iyi tanımak zorundayız” diyerek konuşmasını tamamladı.

2015-asura-ve-kerbela-2

   “Hazreti Hüseyin İtikadın sembolüdür, direnişin sembolüdür.”

“Tarihte her zaman iman ve küfür, Tevhid ve şirk, müstekbir ve mustazafların arasında devam eden bir mücadelenin süregeldiğini” ifade eden Nezir TUNÇ Hoca ise konuşmasına şöyle devam etti:

“Rabbimiz bize açık beyanda bulunuyor : “Biz onlara yolu gösterdik. Onlar, ya şükür eden olacak ya da nankör olacaklar.” Bunun için tarih boyunca nankörler olmuş, şükredenler olmuş ve bu şekilde mücadele devam etmiştir. Aşure tüm peygamberler için bir sevinç günü iken, efendimiz Hz. Muhammed (a.s.)’in torunu Hz. Hüseyin için bir matem günüdür. Ve o gün Kerbela çölünde Hz. Hüseyin ve 72 yareni şehit olmuştur. Bütün peygamberler için bir sevinç günü olan aşure, İslam ümmeti için hüzün günü olmuştur.

2015-asura-ve-kerbela-7

Peki, biz Müslümanlar olarak aşure, kerbela deyince ne anlıyoruz? Ümmet olarak aramızda şöyle ciddi bir problem vardır: Kavram problemi. Aşure denince aklımıza bir tas tatlı geliyorsa bilelim ki büyük bir hüsrandayız. Bilelim ki birileri üzerimizde öyle oyunlar oynuyor ki onların bu oyunları tutmuştur. Aşure demek bir tas çorba demek değildir. Aşure demek, ben kerbela ’da bütün varlığımı İslam’a adamaya amadeyim demektir. Bunun için 21 inci asrın Müslümanları olarak çok dikkatli olmak zorundayız.

2015-asura-ve-kerbela-6
Tarih tekerrürden ibarettir. Yezit zihniyeti hiç değişmeyecektir. Bakın nasıl 1337 yıl önce kerbela çölünde Hz. Hüseyin’ in mübarek naaşı atlarla ezildiyse, başları gövdelerinden ayrıldıysa bugün de aynıdır. Bakın dikkat edin 1337 yıl geçti kısa bir noktaya değinmek istiyorum. Geçen yıl uzaklarda değil, ülkemizde gerçekleşen bir hadiseye değinmek istiyorum. Malumunuz geçen yıl 6-8 Ekim olayları yaşandı. Türkiye’de yaklaşık 50 küsür Müslüman şehit edildi. Bunlardan bazıları da çokça medyaya düştüğü için değinmek istiyorum. Yasin Börü ve arkadaşları hani 6. Kattan aşağı atılmış, arabayla üstlerinden geçilmiş, vücutları yakılmış ve her türlü işkence edilmişti. İşte bu, aynı zihniyettir. Değişmeyen bir şeydir. Yezidi düşünce 1337 yıl da geçse aynıdır, değişmez.

2015-asura-ve-kerbela-10

Kerbela olayında özellikle şu dört kişiyi ve özelliklerini iyi bilmek, tanımak zorundayız. Bunların birincisi, Yezittir. Yezit, mezhepçiliği ve ırkçılığı temsil etmektedir. Her kim ırkçılık yaparsa, ayrımcılık yaparsa, iyi bilsin ki o yezidin takipçisidir. İkincisi Ömer Bin Sad’tır. Sad’ı bu kadar vahşileştiren şey makam mevki hırsıydı. Üçüncüsü Kufe halkıdır. Kufe halkının özelliği döneklik, güce itibar etmek, kim güçlüyse, kim baştaysa ondan yana olmaktır. Dördüncü Şahsiyet ise Kerbela Şahidi Hz Hüseyin’dir. Hazreti Hüseyin İtikadın sembolüdür, direnişin sembolüdür. Hazreti Hüseyin izzetin ve onurun temsilcisidir. Bu gün zulme Karşı duranlar Hüseyin’in safında olanlardır, Hazreti Hüseyin’in takipçileridirler” diyerek sözlerini dua ve temennilerle tamamladı.

2015-asura-ve-kerbela-8

2015-asura-ve-kerbela-5