Aksaray’da Yaşamak mı?

Psikopat ya da katil olmak için ideal şehirlerden biri Aksaray’dır.  Ansızın dayak yemek veya hakarete uğramak veya bıçaklanmak içinde ideal bir şehirdir.

Amacımız yaşadığımız şehri kötülemek değildir, gerçekleri olduğu gibi aktarmaktır. Suç oranlarında büyük şehirlerle yarışan bu şehirde ailenizle sosyal yaşam alanlarında gezerken seviyenin yerlerde süründüğüne şahit olacak ve belaya bulaşmadan bir an önce evinize dönmek isteyeceksiniz.

 Aksaray’da trafiğe çıkmışsanız katil veya maktul olma ihtimaliniz yüksektir. Aksaray trafiğinde ki her sürücü potansiyel katil veya maktuldür.  “Yol araçlar için, kaldırımlarda yayalar içindir” bu genel kuraldır fakat Aksaray’ın genel kuralı farklıdır, yollar herkes içindir, kaldırımlar da araçlar ve esnaflar içindir.

Dükkânda ki malın yarısı kaldırıma yığılır, bu böyledir. Eşine az rastlanır trafik kazalarından biri “bisiklet yolunda bir arabanın motosiklete çarpması” olayı. Kafeteryalar kaldırım üstüne önce sundurma sonra altına cam taktırarak dükkânı genişletir, kaldırımı çaktırmadan gasp etmiş olurlar. Yayalar zaten alışkındır araç yolunda yürümeye. En fazla hızlı gelen araç şiddetli bir fren yapar korna çalar ve karşılıklı küfürler savrulur.

Yolda öncelik yayalarındır fakat Aksaray da bu yanlış anlaşılmıştır. Şöyle ki yaya araç yolunda yürürken hiç istifini bozmaz, sürünün arkasında kalan misali sallana sallana yürür. Olurda araç sürücüsünün acil durumu söz konusudur, sabırsızlanıp kornaya basarsa yolda ki yaya da tepkisini anında verir, bu tepki bir an önce karşıya geçmek değil, daha da yavaşlayarak sürücüye bakmaktır, trene bakar gibi, uzayda adım atar gibi…

Aracınızı park etmek istediğinizde otoparkçı terörüyle karşılaşmanız zaten doğal bir hal almıştır. Bu şehrin imajı için en kötü örneklerden birisi de budur. Yöneticilere duyurulur ya da duysalar ne olur ki?

Sabahın ilk ışıklarıyla bindiğiniz halk otobüsünde arabesk veya oyun havası müzik! Sabah 07.00 şoförün ve yolcuların suratı mahkeme duvarı ama otobüste oyun havası, bu nasıl bir psikopatlıktır nasıl bir ruh halidir…

Aksaray’da ailenizle alışverişe çıkmışsanız durum çok vahimdir. Her yaştan, halkın ağız dolusu küfürle sokak ortasında bağıra çağıra yürümesi sıradan bir durumdur. Edepsizliğin ayyuka çıktığı bu şehirde insanın katil olma ihtimali çok yüksektir. Bu şehirde saygı sıfırın altında seyretmektedir. Halk sorumlu, halk sorunlu, halk sorumsuzdur.

Tüm bu bozulmuşluğun sorumlusu kim? Aileler, Milli eğitim, Müftülük, Yöneticiler, STK lar, cemaatler, tarikatlar, sanayiciler, iş adamları vs…

Bu durumda herkes iş başı yapmalı. Hemen şimdi.

Evliyalar şehri, Somuncu Baba diyarı edebiyatını geçeceksiniz, sonra kendinize geleceksiniz ve okuduğunuz bu gerçekleri yaşamaktan kaçamayacaksınız.

Mustafa BİLGİÇ