Dünden Bugüne Süleyman Şah

Selçuklu Devletinin son zamanlarında, Osmanlı Devletinin kuruluşunda ve yükselişinde önemli rol alan birçok devlet adamının türbelerinin yapımında olduğu gibi Süleyman Şah Türbesi de İkinci Abdulhamid Han tarafından yeniden restore edilmiştir.

Süleyman Şah’ın Haçlılara karşı cihad niyetiyle yola çıkıp Fırat sularında boğularak hayatını kaybetmesi, tüm İslam âleminin sevgisini ve saygısını kazanmaya yetmiştir.

Tüm İslam âlemini kasıp kavuran zamanın belası olan Moğol yağması nedeniyle Elli bin kişilik tebaasıyla 1200’lü yıllarda Anadolu’ya yerleşen Süleyman Şah, Anadolu’yu fetheden Selçuklu hükümdarı Alparslan’ın yüksek rütbeli kumandanlarındandı

Süleyman Şah ilk olarak, 1144 yılında Halep Emirlerinden Zengi Atabek tarafından başlatıldı ve oğlu Nureddin tarafından tamamlanan Fırat Nehri kıyısında bulunan “Caber Kalesi”nin yanında ki kümbete defnedilmiştir. Daha sonra Salahaddin Eyyubi, türbeyi koruma altına almış fakat 1260 yılında “Caber Kalesi” Moğollar tarafından yıkılmıştır. Kalenin yanı başında duran türbe, 1510’lu yıllara kadar her hangi bir bakım görmemiştir. Osmanlının yükselme dönemi Yavuz Sultan Selim, bölgeyi fethettikten sonra tekrar düzenleyip yenileme yaptırdı.

Selçuklu devleti, Nureddin Zengi, Selahaddin Eyyubi, Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından Süleyman Şah’ın türbesi tüm dönemlerde müstesna bir öneme sahip olmuştur.

Birinci Dünya savaşı sonrasında Suriye Osmanlı topraklarından ayrılmış ve Fransa mandası sınırlarında kalmıştı. Türkiye Cumhuriyetinin Fransa ile yaptığı Ankara Antlaşması ve Lozan Antlaşması’na göre kale ve türbe Türkiye’nin toprağı sayılmıştır. 1938’de Türbe yanına Jandarma Karakolu İnşaa edilmiş. Toprağın ve Türbenin korumasını Türk Askeri yapmaya başlamıştır.

1973 yılında Suriye Hükümeti Tabka Barajı’nın yapımının bitirileceğini ve türbenin Esed Baraj Gölü’nün suları altında kalacağını bildirmiştir. Bu yüzden türbe ve karakol Halep İline bağlı Kara kozak Köyündeki 10.096 m²’lik yeni yerine taşınmıştır.