Halk Sanatçısı Bilal Göregen İle Röportaj

Halk sanatçısı Bilal Göregen ile hayatı, sanatı ve geleceğe yönelik hedefleri üzerine gerçekleştirtirilen röportajı yayınlıyoruz.

-Bilal Abi öncelikle hoş geldin

Hoş bulduk teşekkür ediyorum buradan Aksaray’ lıları selamların en güzeli olan Allahın selamı ile selamlıyorum. Esselamun aleykum.

– Aksaray Üniversitesinde düzenlen bir konferans için Aksaray’ a geldin ve ezgilerinle de ASÜ’ lü öğrencileri coşturdun. İlk sorumu şöyle sormak istiyorum. Müzik alanına nasıl girdiniz, kaç yaşında müzikle tanıştınız, İlk başta neyle başladınız, biraz bilgi alabilir miyiz ?

Öncelikle şöyle meseleyi izah edeyim. Her zaman söylediğim bir söz vardır sporcunun işi koşturmak, Bilal Göregen’in işi coşturmak. Önce öyle başlayayım. Müziğe de ben şöyle böyle iki üç yaşlarında başladım, kendimi bildim bileli müzik yapıyorum ilahi ve ezgilere yönelişim çok yeni değil eskiden bu yana söylüyordum ama şu 4 yıldır ilahileri ezgileri biraz daha gündeme taşımaya çalışıyorum. Bugüne kadar birçok sanatçıyla düet yaptım işte latif doğanla, Erol Büyükburç’la ,Şerif Kayran’la, Özcan akın’la, Abdurrahman Önül’le, Geylani Karaaslan’la birçok yani buna benzer Nevzat Soydan’la birçok sanatçıyla düet yaptım.

– İlk televizyona herhalde ülke tv ye çıktınız sıra dışı programında .

17 Mayıs 2009 tarihinde

– Evet izlemiştik programınızı, tanındıktan sonra hayatınız nasıl oldu mesela hiç maceranız var mı ya da hatıranız ?

Şimdi bakın bir kişi sizleri bir şekilde değerlendiriyor ya işte benim programım var kimi çağırsam Bilal Göregen i’ gördüm geçen onu çağırayım diyor ve biz programlara katılıyoruz yalnız burada biraz zorlanıyorum aslında neden derseniz hani engelli olmanızın yanı sıra birde Müslüman olduğunuz için böyle İslami yönleriniz İslami hassasiyetleriniz olduğunuz için bu tarz meselelerde biraz daha zorlanıyorsunuz size kapı aralanmak istenmeyebiliyor bazı ortamlarda ama benim her zaman söylediğim bir söz vardır ki bunu yarışmada da söyledim Allahtan üstün otorite yoktur ve hakimiyet onundur her şeyi ancak o bilir, yalnız Allah rızkımızı verir yalnız Allah rızkımızı alır ki almamıştır da bu zamana kadar belki bir sabancı kadar belki bir koç kadar zengin olmadık ama kendimizce kazanıyoruz ve sorduğunuz soruyla mukabil olarak ta şunu söylemek istiyorum eskiden diyelim ki üç kişiyle beraberken şimdi fazla kişiyle beraberim ve bu bana her şekil de geri dönüyor program olarak dönüyor bana konser olarak dönüyor bana ama hamdolsun ben bu zamana kadar kazancımı hiçbir şekilde Allahın gayrı meşru kıldığı şeylerde harcamadım ya kendime ya geleceğime harcadım veya Allah için infak etmeye çalıştım

– Allah razı olsun bunun karşılığında bu dünyada da öte dünyada da alacağınıza inancımız var

İnşallah ben aynı zamanda sadece darbuka çalmıyorum şiir, makale, kompozisyon, öykü, deneme yazıları manzum yazılar vs de yazıyorum benim edebiyat yönümde var.

-Konu açılmışken sorayım siz fen- edebiyat fakültesi okuyorsunuz diye duyduk.

Türk dili edebiyatı okuyorum. İstanbul üniversitesinde okuyorum nasip olursa edebiyattan ziyade hedefim hukuk fakültesi çünkü bir görme engelliye şu anda en lazım olan en büyük şey avukat olması yoksa devletin kendisi için çıkardığı yasaları veya kamu kurum ve kuruluşlarının kendisi için sunmuş olduğu hizmetleri yeteri kadar takip edemiyor ancak bu işi hukukçular yapabiliyor ve bununda yolu hukukçu olmaktan geçiyor. İnşallah hem hayâlımız de avukat olmak var ve müzikal anlamda projelerimizi devam ettiririz.

– Okul yılındaki yaşamınız nasıl? Mesela okul yıllarında okulu kazandığınız da öğretmenlerin öğrencilerin arkadaşların size karşı tavrı nasıl oldu?

Şöyle söyleyeyim ben gerek üniversite yönetiminin gerekse diğer üniversitede beraber olduğum arkadaşlarım bana iyi ya da kötü yardımcı oluyorlar, bilmediğim konularda onlar bana, bilmedikleri konularda ben onlara yardımcı oluyorum. Biz eğitimden kopmadık eğitim de bizden kopmadı. Müzikten arta kalan boş zamanımızda kitaplar okuyoruz, gazeteler okuyoruz, dergiler okuyoruz ki bundan ilham alıp ta bizde bir şeyler yapalım. Eğitim yaşı yoktur, ilmin yaşı yoktur ilim insana her zaman lazımdır. Çünkü ilime beşikten mezara kadar muhtacız. Peygamber efendimiz bu konuyla hadisi şerifinde ‘’İlim Çin’de de olsa gidiniz’’ buyuruyor. Biz Hatay da ki ailemizi bırakıp ilim için 11 yıl Maraş ta kaldık. İlkokulu ve ortaokulu Görme engelliler okulunda okuduktan sonra liseyi de Maraş ta bitirdim.

– Allah razı olsun. Son olarak söylemek istediğin bir şeyler var mı ?

Son olarak söylemek istediğim şey şu. Şöyle bir mesaj vermek istiyorum. Şimdi benim vermiş olduğum bu demeçler. İnternet sitelerinde yayınlanacak. Kimi sosyal paylaşım sitelerinde yayınlanacak. Aksaray’ın en azından belli bir kısmı okuyacak. Bakın bugün Hıristiyanlar kiliselerine, Yahudiler ibadethanelerine, Museviler sinagoglarına sahip çıkıyorsa, biz Müslümanlarında ibadethanelerine ve sivil toplum kuruluşlarına sahip çıkması gerekir. Aksa Gençlik Topluluğu da bu sahip çıkılması gereken oluşumlardan biridir. Ben burada olsaydım hizmette geri kalmazdım. Her şey Allah için. Kelimeler kifayetsiz kalıyor böyle güzellikler karşısında. Buradan bütün Aksaraylılara ve Aksa Gençlik Topluluğu gönüllülerine ve takipçilerine teşekkür ediyorum.

-Allah razı olsun. Sana da bundan sonraki hayatında ve çalışmalarında başarılar diliyoruz.

 

Enes SOYLU /aksarayhaber.net.tr

Anahtar Kelimeler: , ,