Hayat Eğitim Öğretim Okul Nedir?

Yeni bir eğitim öğretim yılına girmiş bulunmaktayız. Eğitim ve öğretim insanın tüm hayatını kuşatan bir zaman dilimidir. Ülkemizde her ne kadar eğitim ve öğretim okul hayatından ibaret görülse de aslında tüm hayatı anlamlandıran bir süreç bir ömür olarak tanımlamak daha yerinde olacaktır.

Biz biliriz ki sadece okuldan ibaret bir eğitim öğretim kısır kalmaktadır. Neden diye sorulacak olursa biz de eğitim öğretim sisteminde sıkıntılar vardır.

Peki, bu sıkıntılar nelerdir diye bir sual aldığımızda ise; şunu açık yüreklilikle söyleyebiliriz ki ülkemizde eğitim, öğretim ve sistem sorunu vardır. Baştan sona ayrı ayrı ele alınması gereken sıkıntılar mevcuttur.

Zira bizde siyaset üstü bir şey olmadığı için maalesef eğitim öğretim sistemi de siyasete kurban edilmekte. Her gelen kendi ideolojisi çerçevesinde zihinleri inşa etme dayatmaları ile bir sistem dikta etmektedir. Bu sebepten sistem sıkıntıları ile emeklemeye devam etmektedir.

İşin ayrı bir yönü ise ailelerin beklentileridir.

Zira beklenen iyi bir iş, iyi bir aş gerisi önemli değil. Bundan filozof yetişmiyor bizde.

İlkokul çağlarında okuyan kardeşlerimize fazlaca bir şey yüklemiyoruz sadece şunu bilmeleri gerekiyor ki; öğretmenleriniz sizi başarısız, yetersiz, tembel görebilirler onları hiç dinlemeyin.

Lise öğrencileri ise bol bol kitap okumalıdırlar zira okumak farzdır. Okuma alışkanlığı olmayanlar bu işe hikâye ve romanlar ile başlamalıdırlar. Üniversiteye hazırlık bir okuma yapılmalıdır. Ağır fikir kitapları okutulmamalıdır, bu hem okuma alışkanlığının zarar görmesine neden olur, hem de bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya neden olur. Bu da biliyorum edası ile ahkâm keserek komik duruma düşmeye neden olur. Aynı şekil de yabancı bir dile ağırlık verilmelidir. Neden mi diller insanın zihnini aydınlatan kelime hazinesini geliştirir. Ve insanın birkaç dil de düşünmesine olanak sağlayarak tabiri caiz ise zehir gibi bir genel kültürün sahibi eder.

Bir üniversite öğrencisi ne yapmalıdır.

Kaldığı her neresi olursa olsun kaldığı yerin zihin formatına uyma zorunluluğu yoktur. Bir defa bunu öğrenmelidir. Dünyaya bir pencereden bakmaya zorlasa da çevre, birkaç pencereden bakmak, bakabilmek için elinden geleni yapmalıdır. Bunun için ise kitap okumak zorundadır. Zira kitap okumak farzdır.

Her üniversite öğrencisine söylediğimiz gibi tekrar ediyoruz: çantasız bir üniversite öğrencisi olmaz öncelikle bir çantanız olsun. Bu çanta kolunuzun bir uzantısı bedeninizin bir azası olsun hiç ayırmayın yanınızdan. Bu çantanızda iki kitabınız olsun, bir tanesi şiir deneme formatında olsun, toplu taşıma araçlarında okuyun sadece, bitince bir başkasını alın çantanıza.  İkinci kitap sizin dünyaya bakışınızı geliştirecek, size bir dünya kuracak, zihninizi inşa edecek kitap olsun onu da okulda boş zamanlarda ve ders aralarında okursunuz. Üçüncü kitap ise evinizde alanınızla ilgili bir kitap olsun evde okursunuz. Dört, beş yıl bu şekilde devam eden bir üniversite öğrencisi gerçek bir mezun olur ve hayatı kuşatacak kelimeleri zihni olur.

 

Bunun haricin de sadece ders geçmeye geçen insan sadece diploma alır. İş, aş sahibi olur ama kafa sahibi olamadığı için dar görüşlerin sahibi ve kurbanı olur.

Hayatın en güzel yılları olarak tanımlanan üniversite yılların da imkânlar ölçüsünde seyahat edilmeli yeni yerler ve insanlar tanınmalıdır.

Ve müsait zamanlarda kaliteli filmler izlenmelidir.

Yabancı bir dil için elden gelen yapılmalıdır. Çağımız da elzem konumdadır yabancı dil yukarı da izah ettiğimiz üzere.

Birkaç aforizma.

  • Okumak daha çok bilmek için değildir, aksine ne kadar az bildiğini öğrenmek içindir.
  • Eğitim öğretim hayatı kuşatan bir gerçekliktir, asla okul hayatından ibaret değildir.
  • Okuduklarınızı kullanmak için ortamlar oluşturun aksi halde kullanılmayan bilgi sizin olmaz uçar gider.
  • Eleştirel düşünceyi zihninizin ortasına yerleştirin bu olmaksızın yol alamazsınız yolda heba olursunuz sonra ben de biliyorum bana da bakın diyerek bağırmaya başlarsınız kimse oralı olmaz zira egonuz sizi esir eder ortamlar da rezil eder.
  • Üzülün moraliniz bozulsun canınız sıkılsın ve bunlar azminizi bilesin.
  • Okumak vücut geliştirmeye benzer spor yaptıkça kaslarınız ağrır küçük hareketleri dahi zor yaparsınız fakat bir süre devam ettikten sonra vücudunuzun geliştiğinizi görürsünüz ağrıları unutur spora devam edersiniz; okumak düşünmekte önce acıtır yorar zihin karışır önce bir zihne sahip olduğunuzu hatırlarsınız devam ettikçe de gelişimi görür ve devam edersiniz. Sadece vücut kadar hızlı gelişmez zihin bunun için de sabredip devam edilmelidir.
  • Şeytan sizi tembelliğe sevk eder şeytanı kandırıp şeytana da kitap okutun zira okuyan bunu da başarabilir.
  • ‘’Hüzün üstadımdır benim’’ diyor Nizar amcamız, şairdir, Suriyelidir, iyidir.

Tüm bu iyi niyet temenniler ile sağlıklı huzurlu hüzünlü bir hayat diliyorum. Eğitim ve öğretiminiz bir hayat boyu devam etsin. Ömrünüz öğrencilik ile geçsin kıymetli kardeşlerim.

                      

                                                                                                                             Osman BİLGİÇ