İki zulmün arasında, iki Ateş ortasında: Muhacirler

Haber-Yorum

Suriye’de iç savaşın başlamasıyla komşu ülkelere uluslararası literatüre göre “iltica” eden, İslami literatüre göre ise “hicret” eden milyonlarca muhacirin yaşadığı durum, şairin “iki zulmün arasında, iki ateş ortasında” dediği duruma işaret ediyor.

Ülkelerinde yaşadıkları zulümden kaçan muhacirler, hicret ettikleri ülkelerde bir başka zulümle karşı karşıya kalıyorlar. Gittikleri ülkelerde ucuz iş gücü olarak çalıştırılan, kümesten bozma, derme çatma evlerde pahasının çok üstünde kirayla oturtulan, kadınlarına potansiyel kuma gözüyle bakılan muhacirler, medyada haklarında oluşturulan kirli propagandayla topluma adeta açık bir hedef olarak gösteriliyorlar.

Özellikle son günlerde medya aracılığıyla Suriyeli muhacirler, büyük bir kinin ve nefretin hedefi haline gelmiş durumdalar. Kendileri hakkında oluşturulan olumsuz imaja ve atılan iftiralara cevap verebilecek bir medyaları olmadığı için, birçok iftira üzerlerinde kalıyor.

Bu iftiraların en son örneğini ulusal medyada yayın yapan gazetelerin manşetinden verilen bir haberde gördük. Denizin ortasında nargile içen Türkiye vatandaşı Erzin Soylu, “savaştan kaçan Suriyeliler keyif çatıyor” algısının malzemesi yapılarak, Suriyeli olarak gösterildi.

Daha sonra olayın iç yüzü ortaya çıktı. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Erzin Soylu; “Fotoğraftaki kişi benim ve ben Erzincanlıyım. Bunu ortaya atanlarla mahkemede hesaplaşacağım.” dedi.

Aksaray’da geçtiğimiz gün Emniyet Müdürlüğü, 110 muhaciri “illegal olarak ülkemize giriş yapmak ve ilimizde bulunduğu esnada suça karışarak kamu düzenini bozmak” iddiasıyla sınırdışı etti. Sınırdışı edilen ‘düzensiz göçmenler’in 4 farklı ülke vatandaşı olduğu açıklandı.

Kamuoyu, toplu bir şekilde sınırdışı edilen muhacirlerin; kamu düzenini bozmak adına nasıl bir suç işlediklerini, toplu bir suça karıştıkları için mi sınırdışı edildiklerini, suça bulaştıkları tarihlerde neden sınırdışı edilmediklerini merak ediyor.

Toplu bir şekilde sınırdışı edilen 110 muhacirin, medya aracılığıyla toplumda oluşturulan ırkçılığın bir sonucu mu olduğu yine kamuoyunun merak ettiği bir başka husus.

Şayet ırkçı saiklerle hareket edildiyse, toplumda büyük bir kinin ve nefretin hedefi haline getirilen muhacirler, önü alınamaz saldırıların ve linç girişimlerinin hedefi haline gelecek, toplumda kaos ve kargaşa ortamının oluşmasına neden olacaktır.

Kamuoyu, zihinlerde oluşan bu soru işaretlerinin giderilmesi adına yetkili makamlardan açıklama bekliyor.

Kaynak: Bizimaksaray.com