Kumpas Mağduru Müslümanlardan Paralele Dava

Paralel yapı ele geçirdiği Emniyet ve yargıyı silah gibi kullandı. Emniyet eliyle tuzaklar kurdu, Yargı eliyle de cezalar yağdırdı.

Paralel yapı ele geçirdiği Emniyet ve yargıyı silah gibi kullandı. Emniyet eliyle tuzaklar kurdu, Yargı eliyle de cezalar yağdırdı. Fethullah Gülen 6 Nisan 2009 tarihli sohbetinde Hizbullah Cemaati ve Tahşiye grubundan söz etti. Aradan birkaç ay geçmeden bu iki yapıya kumpas kurulup operasyonlar yapıldı.

Bu operasyonlardan biride 28.03.2010 tarihinde Aksaray’ da yapıldı. Mütedeyyin kişilikleriyle bilinen 20 kişiye El- Kaide üyesi olmak, silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek, terör örgütü propagandası yapmak iftirası ile gözaltına alındı.

Gözaltına alınan 20 kişi 4 gün gözaltında tutulduktan sonra, 18 i serbest bırakılırken 2 si 5 ay boyunca hapiste mağdur edildi.

Kumpas sonucu mağdur edilen Aksaray lı 20 Müslüman dönemin idarecileri hakkında dava açtı.

Aksaray Adliyesine Dava dilekçesini verdikten sonra Adiliye önünde basın açıklaması yapıldı. Basın açıklaması mağdurlar adına  Ali Zeki Kaya yaptı, Açıklamada Kaya; “28.03.2010 tarihi itibarı il Fetullah Gülen örgütü tarafından tahşiyeciler gurubu diye isimlendirilen El- Kaide üyesi olmak silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek terör örgütü propagandası yapmak iftirası ile tutuklandık. Ben ile Ahmet Doğan yaklaşık 5 ay hapiste kaldık ve diğerleri ise 4 gün gözaltında kaldıktan sonra mahkeme tarafından adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakıldı. Bizler 23.09.2014 tarihinde üzerimize atılı suçtan berat ettik. Bütün arkadaşlarımız bu paralel yapı nedeniyle Fetullah Gülen, örgütünden buna maşalık eden dönemin savcısı İsmail Uçardan, Hakim Hülya Ünüvar’dan, Emniyet Müdürü Halis Böğürücü’den, terörle şube müdüründen, yıllardır böcek yerleştirerek bizi dinleyen istihbarat şube müdüründen ve dönemin polislerinden bize iftira atarak maddi ve manevi zarar verenlerin bulunarak cezalandırılmalarını talep ettik.  Bu dava şahsımıza yapılmış bir dava olsaydı davamızdan vazgeçebilirdik. Ancak bu şahsımızla alakalı bir dava değildir. Bu dava bizim şahsımızın Kur-an’a ve sünneti-i nebeviye ye bağlılığımızdan Fethullah Gülen ve örgütünün İslam dinini bozmasına karşı çıktığımız için kaynaklanmıştır. Yahudi ve Hıristiyanlığı temsil eden ecnebi bir örgütün buradaki maşası olan Fethullah Gülen örgütünün emniyet ve yargıdaki kollarını kullanmak suretiyle Kur-an’a, hadise ve bütün Müslümanların hukukuna tecavüz etmiştir. 124 bin peygamberin davası olan İslam’a taarruz etmiş olmalarından dolayı bizim bu davadan vazgeçmemiz mümkün değildir” dedi.