“Kuran Bize Yeter Söylemi” Konulu Program Düzenlendi

Aksaray Üniversitesi’nde Kitaphane Okuma Topluluğu tarafından “Kuran Bize Yeter Söylemi” konulu bir konferans düzenlendi. Konferansa konuşmacı olarak Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Prof. Dr. Enbiya Yıldırım katıldı.

Kuranı Kerim tilavetiyle başlayan programda açılış konuşması yapan Kitaphane Okuma Topluluğu Başkanı Emir Arif Turna, topluluk olarak düzenledikleri faaliyetlerden bahsetti. Topluluk olarak okuyan, düşünen, yazan bir nesil hedeflediklerini aktaran Turna, onar kişiden oluşan okuma grupları düzenlediklerini söyledi.

İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Hasan Uçar, yaptığı selamlama konuşmasında Kitaphane Topluluğuna teşekkür etti.

“Hadis Alanında Yaşanan Tartışmalara Göz Yummak, Problemi Ortadan Kaldırmaz”

Selamlama konuşmasının ardından “Kuran Bize Yeter Söylemi” başlıklı bir sunum yapan Prof. Dr. Enbiya Yıldırım, hadis konusunun İslami ilimler içerisinde en tartışmalı alan olduğunu ve böyle bir problemin varlığını en başta kabul etmek gerektiğini söyledi. Bu probleme göz yummanın problemi ortadan kaldırmayacağını söyleyen Yıldırım, “Problemlerle yüzleşerek yaşamayı öğrenmemiz ve bu bilinci geliştirmemiz gerekir.” dedi.

Prof. Dr. Enbiya Yıldırım’ın sunumundan öne çıkan satırbaşları şu şekilde;

Hadis etrafında dönen tartışmalar; hadislerin varlığı, Peygamber efendimize aidiyeti ve sahih olarak kabul edilen hadislerin anlaşılması noktasında cereyan etmektedir. Bu tartışmalar, fıkıh ilminin, kelam ilminin ortaya çıkmasında son derece etkili olmuştur. Bu tartışmalar ülkemizde de özellikle son on yıldır zirve yapmış durumdadır.

Hadislerin aleyhinde ülkemizde çok ciddi çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle internet üzerinden yayınlanan kitaplar bu amaca hizmet etmektedir. Bu kitapların üzerinde isim de yazmamaktadır. Bunların isimsiz oluşu da bizim ayıbımızdır. İnsanlar, kitapların üzerine isimlerini yazmaya cesaret edemiyorlar. Böyle bir ülkede yaşıyoruz. İsim yazılınca yazarın başına neyin geleceğinin garantisi yok.

Arapça yazılı her kitapta görülen bilgiyi hakikat zanneden insanlar, bunu halka sunuyorlar. Şimdilerde sorgulayan bir nesille karşı karşıyayız. Herhangi bir kitaptan gösterilen kaynak, insanlar için tatmin edici olmuyor. İnsanlar bunu sorguluyor. Arapça yazılı kitaplarda her şeyi hakikat olarak sunan insanlar, bunu iyi niyetle yapmalarına rağmen hadislerin aleyhinde çalışanların değirmenine su taşıyorlar.

Tarihsel süreçlerde tartışılan konular hep aynı olmuştur; kabir azabı, şefaat konusu, namaz vakitleri hususu… Şimdi şunu sormak gerekir; bir şey değişti mi? Hayır, hiçbir şey değişmedi. Peygamber efendimizin vefatından sonra başlayan tartışma konuları değişmemiştir, hep aynı olmuştur. Bizim yapmamız gereken sınırlı sayıdaki bu problemlerle yaşamayı öğrenmektir.

25.000 Hadis içerisinde ihtilaflı olan hadis sayısı 250’dir. Bu tartışmalı olan hadis sayısı, genelin içerisinde ufak bir alanı oluşturmaktadır. Bizim yaptığımız en büyük yanlış, bu küçük alandaki tartışmaları, bütün hadis mecmuasının önüne geçirecek şekilde tartışıyor, gündem yapıyoruz. Bu küçük alanda dönen tartışma, bütün hadislerin inkarına sebebiyet veriyor.

Televizyon programlarında yapılan tartışmaların amacı, hakikatin ortaya çıkması değildir. Bu programları yaptıranların İslam’ı insanlara öğretmek gibi bir derdi yok. Bütün amaçları reytingdir. Bu yüzden programlara çıkan hocaların dikkatli olmaları gerekir.

İnsanlar farklı farklı yollar tutmuştur kendilerine. Bu olmuştur, olacaktır da. Bize düşen şey hiç kimseyi ötekileştirmemek, dışlamamaktır. Bugün bizi birbirimize düşman etmek istiyorlar. Bundan Müslümanların kazançlı çıkmadığı ortadadır. Kullanacağımız dil, ötekileştirici, itham edici bir dil olmamalıdır. Müslümanların, yanlış veya doğru, üretmiş olduğu bir fikri, mutlaka bir yere dayama anlayışını terk etmeliyiz. Yanlış veya doğru; Müslümana değer verelim.

Kaynak: bizimaksaray.com

Anahtar Kelimeler: , ,