Mehmed Göktaş Hoca ile Gençliği Konuştuk

Hocam kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

1952 Kayseri doğumluyum. İlköğretimi Kayseri de ortaöğretimi de Kayseri İmamhatip’ de tamamladım. 1973-1978 arasında Erzurum İslami İlimler Fakültesinde tahsil gördüm. 1979’dan itibaren 10 yıl İlçe Müftüsü olarak görev yaptım. Bunun üç yılı Aksaray’ a yakın olan Niğde’nin Ulukışla kasabasında görev yaptım. Görev yaptığım yıllarda Aksaray’ a da geldim, Müftüler toplantısı münasebetiyle. 1989 yılında görevi bıraktım. Görevi bıraktığımdan bu yana İslam adına konferanslara, konuşmalara, mitinglere katılıyorum, katılmaya gayret ediyorum. Ayrıca Doğru haber Gazetesinde genel yayın yönetmenliği yapıyorum. Orada hafta bir gün köşe yazısı yazıyorum. İnzar dergisinde de yazıyorum.

Hocam İslam’ın gençlere verdiği önem hakkında neler söylemek istersiniz?

– Yaptığım ilk çalışma 1986 yılında ‘’İslam’ın Genç Davetçilerine’’ isimli eser. Daha sonra ‘’ Gençlerle Tevhid Dersleri’’ isimli bir çalışma yaptım. Gençlik çalışmalarının İslam’ın ana gövdesini oluşturduğuna inandığım için bu çalışmalarda bulundum. Şu anda da hala gençlerle beraberiz. Bizler gençler üzerine yaptığımız çalışmaları Allah’ın zayi etmediğini çokça gördük ve görüyoruz.

Hocam ‘’Allah’a Adanmış Gençler’’ denilince ne anlamayız? Bunun üzerine de düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Aslında bu soruyu ‘’ Ful-time Allah’ a çalışmak’’ ve bunu ne kadar yapabiliyoruz şeklinde açıklarsak daha uygun olur. Adanma kelimesi Hz. Meryem ile başlıyor, Hz. Meryem’ de somutlaşıyor yani Hz. Meryem adanıyor. Adanmayı iyi anlayabilmemiz için zıddını söyleyelim. Klasik olacak ama “Cumartesi günleri öğleden sonra yapılan çalışmalarla gelmiyor İslam”. Bizler Allah’ın dinini hayata hâkim kılmak isteyen insanlarız. Bu yüzden herkes olmasa da bir takım insanlar kendini Allah’ın dinine adamalı. Ful-time Allah’ a çalışmalı. Bazı insanlar her şeyden sıyrılmalı ve Allah’ın davasına çalışmalı. Bu mümkündür Allah-u Teâlâ hiç kimseyi aç bırakmaz. Hele ki Maddi durumu yerinde olanlar için bu durum daha da uygundur. Biz şunu görüyoruz ki; Haftası sonu yapılan davet, tebliğ, ilim çalışmaları ile bu iş olmuyor. Ancak bazı insanları tamamen kendilerini ilim, davet, tebliğ çalışmaları ile meyveleri toplandığını görebiliyoruz. İslam Hukukunda şöyle bir kural vardır; ’’ Bir şey tamamen elde edilemezse de tamamen de terk edilemez.’’ İstiyoruz ki Ful- Time Allah’ a çalışalım ama olmuyor. Öte yandan Türkiye’de birçok dernek, cemaat, tarikatlarda haftada birkaç saat sohbet yapılıyor ama bu olmuyor. Dediğimiz bir takım insanlar gayretle çalışmalı hatta beraberde hareket etmelidirler.

Hocam İslam Dini için Gençlere düşen görev ve sorumluluklar nelerdir? Sizin bu konuda gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?

– Dünya’nın birçok noktasında Allah için cihad edenler görüldüğü gibi gençlerdir. Herkes yerinde İstihdam edilmelidir. Bir genç gerçekten çok şey yapabilir. 1- Fiiliyatta Allah için cihad etmelidir. Bu cihad illa cephede silahla değil, cephe gerisinde de gençlere düşen çok görev vardır. Çünkü İslam düşmanlarının büyük bir bölümü ancak gençlerin dilinden anlayabilir. Gençler kendini konuşturmalıdır. Gençlerin tebliği bile daha başka oluyor. Bu arada biz gençlere ciddi bir ilim tahsil etmelerini tavsiye ederiz. Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki artık hikâyelerle, masallarla, menkıbelerle bu iş yürümüyor. Mutlaka kaynaklara inilmeli, Allah’ın kitabı, Resul’ ün sünneti iyi bilinmeli. Bununla birlikte 2015’in Aksaray’ı da bilinmeli. Siz bunlardan birini eksik bilirseniz olmaz. Diyelim ki güzel Kur’ an-ı Kerim okuyorsunuz, güzel Siyyer-i Nebi biliyorsunuz ama 2014-2015 Aksaray’ını tanımıyorsanız, onları kullanamazsınız. O elde ettiğiniz ilmi konuşamazsınız. Onun için kodları da taşıyabileceksiniz. İşyerlerinin, sokakların, fakültelerin kodlarını bileceksiniz. Buda aslında ciddi bir kafa yormayı gerektiriyor. Ayrı bir parantez olarak belirtmek istiyorum. Müslümanlar konuştukları dili de en güzel şekilde kullanmalıdır. Bir diğer deyişle ikna kabiliyeti geliştirilmelidir. Efendimizin müthiş bir ikna kabiliyeti var. Yani bakıyoruz ki Müslüman bir kişi iyi ilim tahsil etmiş ama yaşadığı dili aktaramıyor, çeviremiyor. Bu konunun önemsenmesi gerekiyor. Bunun için ne yapmalıdır? Bol bol okumalı ve dinlemelidir. Bir takım egzersizler yapılmalıdır.

Hocam son olarak söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Son olarak gençlere tavsiyem; Heyecanlarını iyi kontrol etmelidirler. Birileri bu kasıtlı, kasıtsız bu heyecanı söndürmek ister. Uğraştığın şeye bak diyerekten morallerini bozar. Heyecanlarını kaybettirecek ortamlarda bulunmamalıdır. Bu tür pozisyonlardan uzak durmalıdırlar. Duygusuz düşünceler bir hiçtir, Düşüncesiz duygularda bir hiçtir. İki taraflı düşünmemiz gerek. Uçmalıyız fakat ayaklarımızın yerle de irtibatı olmalıdır, diyorum.

Hocam Bizlere zaman ayırdığınız için aksarayhaber.net.tr olarak Allah razı olsun diyoruz. Bundan sonraki çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.

-Allah razı olsun

 (Ömer Yıldırım/Aksarayhaber.net.tr)