Müslüman Toplumda Camilerin Önemi

Aksa-Der buluşmalarında bu hafta, tarih boyunca “Müslüman Toplumda Camilerin Önemi” konusu konuşuldu. Sunumunu Bedih Çiftçi’nin yapmış olduğu oturumda bir toplumun ihyası için camii ve kardeşlik temellerine dikkat çekildi. Peygamber pratiğiyle kurulmuş olan Medine İslam toplumu örnekliğinde bu iki temel üzerinde inşanın gerçekleştirildiğine vurgu yapıldı.

Sunumdan bazı satır başları şu şekilde;

Yüce Rabbimiz camiyi imar edenlerin vasıflarını Tevbe suresinde şu şekilde açıklamıştır, “Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe inananlar, namazı kılanlar, zekâtı verenler, Allah’tan başka hiç kimseden korkmayanlar onarıp şenlendirebilir. Bu kimselerin doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.(Tevbe suresi:18)”

Peygamber (a.s.) ın bildirdiğine göre, yeryüzünde yapılan ilk mescit Mekke’ de bulunan mescidi haramdır. Mescidi haramın temellerini ilk olarak Hz. Âdem atmış, Hz. İbrahim de bu temelleri yenilemiş, yeniden yükseltmiştir.

Yeryüzünde Kabe kadar ziyaret edilen hiçbir mabet yoktur.

Peygamber (a.s.) ın Mekke döneminde başlatmış olduğu ilk davet günlerinde Erkamın evi (Darul Erkam) mescid konumundaydı. Peygamber iman etmiş olan sahabeyi orada bilinçlendiriyor ve gerekli donanımlarını gerçekleştiriyordu.

Mekke’ den Medine’ye hicret eden peygamberin ilk işi mescidin (Mescidi Nebevi) temellerini atmak olmuştur. Medine’de önce camii inşa ediliyor daha sonra kardeşlik inşa edilmişti. Medine İslam toplumu, camii ve kardeşlik unsuru üzerine bina edilmiş toplumdur. Medine İslam toplumunda bütün mesajlar camiden verilir, tüm işler ve meseleler camide konuşulurdu. Devamında Mescidi Nebevi bir ilim merkezine dönmüştü. Bu ilim yuvasında eğitim gören kesime Ashabı Suffa denilirdi.

Cami, kardeşliğin pekiştiği, muhabbetin gerçekleştiği bir merkezdir.

Peygamber döneminde namaz biter bitmez camiden ayrılmak yoktu. Peygamber namazın akabinde yönünü cemaate döner sahabenin sorunlarını dinler ve birlikte çözüm yolları bulunurdu. Müslümanlar arasında iletişim son derece canlıydı.

Bu gün Müslümanlar camide olması gereken muhabbet ve kardeşliği terk ettikleri için bu hale düşmüşlerdir.

Cami, Müslüman fertlerin manevi anlamda psikolojik anlamda arındıkları nezih bir arınma yeridir. Camiye devam eden Müslüman fertlerin zaman geçtikçe bağlılıklarının daha da arttığını görmekteyiz. Çünkü cami’de hissedilen o hava hakikatte anlatılamaz ancak yaşanılacak bir durumdur.

Camileri imar etmek sadece yapıyı inşa etmek binayı dikmek anlamında değildir. Camiye gitmediğimiz için rahatsızlık duymuyorsak kalbimizi tekrar yoklamamız gerekiyor!…

Emperyalizm sürekli insanları bireyselleştirmeye, toplumdan koparıp yalnızlaştırmaya sevk ederek yalnız kalan insanı çok farklı boyutlara taşıyabiliyor. Çünkü yalnız kalan fert aynı zamanda savunmasız kalmış oluyor. Camiye gitmek, çevremizdeki insanları da camiye davet etmek aynı zamanda emperyalizmin oyunlarına karşı bir tavır sergilemek anlamına geliyor.

Hadis şerifte bahsedilen cennetin iştiyakla beklediği birkaç sınıf insandan bir sınıfta cami sorumluluğunu yerine getiren Müslüman gençlerdir.

Bir Müslüman Allah’ın boyasıyla boyanmışsa camii ve cami çalışmalarıyla alakalı sorumluluklara kayıtsız kalamayacaktır.

Eski Diyanet işleri başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez Hocadan Allah razı olsun, camii sorumluluğumuz, imamların sorumlulukları hakkında büyük mücadele vermiş, camileri asli konumuna getirmek, Müslüman toplumun gençlerini, çocuklarını camiye çekmek için büyük gayret sarf etmiştir. İnşallah yeni seçilen başkan onun kaldığı yerden bu projeye devam eder.

Bu gün imamların sorumlulukları son derece önemli ve büyüktür. Türkiye’de bulunan 85.000 cami ve 100.000 üzerinde görevli kadrosu hakkıyla çalışıp görevini layıkıyla yerine getirirse bu toplum rahatlıkla ıslah edilebilir.

Emperyalizmin önüne set olmak caminin önemini, cami çalışmalarının değerini bilmek ve gereğini yapmakla mümkündür. Bunu yapmadığımız takdirde hem bu dünyamızı hem de ahiretimizi kaybedeceğiz.

Rabbimiz camileri maddi ve manevi yönden imar eden Kur’an’ın tarif ettiği Müslüman topluluktan olmayı hepimize nasip eylesin. (amin)