”Öğrencilerin Toplumdaki Misyonu” Üzerine Röportaj

İnzar Dergisi yazarlarından Mehmet Zülküf Yel ile ”Öğrencilerin toplumdaki misyonu” üzerine gerçekleştirdiğimiz röportajı yayınlıyoruz.

 

-Müslümanlar toplumun değişimi dönüşümü ve ıslahına talip oldukları için öğrencileri ihmal etmemeliler.

-Öğrenciler eğitim ve öğretim müddetleri boyunca İslami edep, ahlak ve ilimle donanmaları gerekirken diğer yandan da hangi sahada yetişiyorlarsa o sahada ihtisas yapmaya gayret etmelidirler

-Kampüs ortamı, eğer kişi kendini koruma altına almayacak olursa kişiyi yutan bir kara deliğe dönüşebilir.

 

Hocam öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz ?

İnzar Dergisi ve Doğruhaber gazetesinde yazarlık yapmaktayım.

Hocam ilk olarak, bildiğiniz gibi Türkiye de büyük bir öğrenci nüfusu var. Size göre Müslüman öğrencinin duruşu nasıl olmalıdır? Bu konuda fikirlerinizi alabilir miyiz?

Öncelikle şunu belirteyim. Toplumsal değişim ve dönüşüne tabi olan bütün hareketler, bütün düşünce sistemleri mutlaka öğrencilere ehemmiyet vermek durumundadırlar. Müslümanlarda toplumun değişim, dönüşüm ve ıslahına talip oldukları için öğrencileri ihmal edemezler, etmemelidirler. Bu anlamda Müslümanların çalışmaları hususunda özellikle bu eksik kalmış durumdadır. Somut adımlarla öğrencileri küçüklükten hayata atıldıkları noktaya kadar yönlendirmeleri gerekir. Bakıyorsunuz ki genel anlamda bir şeyler yapılsa bile istenilen durumda değil, bu sadece bazı kesimlerin , camiaların eliyle yürütülse de yeterli olmamaktadır. Genel olarak bütün Müslümanların bu konuda duyarlılık göstermeleri lazım. Bakıyorsunuz ki toplum içinde marjinal olan bazı yapılar var. Bu yapılar öyle bir sistem oturtmuşlar ki bu sistemle temelden hayata atılıncaya kadar bunları bir yere taşıyorlar. Müslümanların öğrenci çalışmaları konusunda farklı İslami camiaların birbirileriyle bu noktada temasları ve en azından genel öğrenci kongreleri düzenlenebilir ki en azından Müslümanlar arasında güç birliği oluşabilir. Öğrenciler bir zeminde bir eksende bir araya getirilebilirler.

Hocam bir diğer soruma geçmek istiyorum. Müslüman öğrencilerin görev ve sorumlulukları nelerdir, ne olmalıdır ? Görüşlerinizi alabilir miyiz?

Öğrencilerin şöyle bir mükellefiyeti var. Öğrenciler sahip oldukları misyonun farkında olmalıdırlar. Çünkü devrimler tarihine bakınız. Toplumsal değişim ve dönüşüm hareketlerinin motorunun öğrenciler olduğu görülecektir. Dolayısıyla onlarda sahip oldukları bu misyonun farkında olmalılar. Bir yandan eğitim ve öğretim müddetleri boyunca İslami edep, ahlak ve ilimle donanmaları gerekirken diğer yandan da hangi sahada yetişiyorlarsa o sahada ihtisas yapmaya gayret etmelidirler ve mesleklerini en iyi şekilde öğrenmelidirler. Yarın toplumu idare noktalarında yetişkin Müslüman kadroların olabilmesi için öğrencilerin bu önemli misyona hazırlanmaları lazım. Yani hayata baktıkları zaman geniş bir perspektiften bakmaları gerekir.

Hocam bir şehirde Müslüman öğrencilerin bulunması ne ifade eder ?

Müslüman öğrenciler kendilerini diğer öğrencilerle karıştırmamalıdırlar. Misyonlarını kısır bir çerçeveye sıkıştırmamaları gerekir. Tam tersine ‘’Ben sorumlu bir müslümanım, sorumlu bir bireyim ve aynı zaman da öğrenciyim’’ düşüncesiyle hareket etmelidirler. Öğrenciler topluma öncülük etmede çeşitli faaliyetlerde, çalışmalarda aktif olmalıdırlar. Bir arada hareket etmelidirler. Yani insanlara ulaşma yeni metotlar geliştirerek aktif bir şekilde çalışmaları lazım. Eğer ki öğrenci bu misyonu hakkıyla yerine getirecek olursa görecektir ki toplumda insanların ıslah olması insanların sorunlarının çözülmesi noktasında bazı mesafeler alınabilir ama öğrenciler bu duyarlılığa sahip değillerse, tabiri caizse fizikte bir kural vardır. Boşluklar doldurulur. Eğer hayırlı işlerle uğraşmazsanız şeytani işlerle, malayani işlerle uğraşırsınız. Bu durumda da o öğrenciler mevcut oldukları şehirde insanların başına bela olurlar. Çünkü ifsad olurlar ve o ifsad oluş onlarla sınırlı kalmaz ve dikkat ederseniz üniversitelerin en yaygın olduğu şehirler, öğrencilerin en yaygın olduğu şehirler en fazla bozulan şehirlerdir. Bunun nedeni de şudur, öğrenciler ıslah noktasında gerçekten kendilerine misyon belirlememişlerse, hedef koymamışlarsa boş işlerle ahlak dışı işlerle uğraşırlar ve yozlaşmış toplumun bir parçası haline gelirler. Maalesef bu kültürün topluma en fazla işlediği taife öğrenci taifesidir. Bu anlamda öğrenci durumun farkında olmalıdır ve bilmelidir ki eğer çalışırsa hayırlı işlere aracılık eder.

Hocam son soruma geçmek istiyorum. Sizinde bildiğiniz gibi kampüsler ayrı bir yaşam alanı teşkil ediyor. Kampüsler de Müslüman öğrencilerden beklentiler nelerdir?

Şunu açıkça ifade edelim ki, biz de bu ortamları gördük geçirdik. Bu ortamlar eğer kişi kendini koruma altına almayacak olursa kişiyi yutan bir kara deliğe dönüşebilir. Bu yüzden Müslüman hangi ortamda olursa olsun kampüs ortamı da dahil bulunduğu her ortamda İslami kişilik ortaya koymalıdır. İslami mesuliyetleri yerine getirmelidir ve hele özellikle tabiri caizse değişim ve ıslah noktasında kampüsler bir harp meydanı görülebilecek bir ortamdır. Mümin genç daha hassas daha aktif olmalı ve buradaki insi ve cini şeytanların tehlikelerine karşı ilimle kendilerini donatmalıdırlar. İslam karşıtı ideoloji ve fikirlere karşı mücadele edebilmelidirler. Aynı şekilde imani açıdan kendilerini donatmalıdırlar.

Kısacası eğer ki siz güzel bir şekilde değerlendirecek olursanız o kampus alanındaki olumsuzluklar bir yerde sizi daha güçlü hale getirebilir. Ama bu direnişi refleksi ortaya koyamayacak olursanız emin olunki o kampus hayatı sizi yutan bir kara deliğe dönüşür ve sizi yozlaşmış toplumun, kültürün bir parçası yapar.

Hocam bize bu röportaj için zaman ayırdığınız için teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun. Size de bundan sonra yapacağınız çalışmalarda başarılar ve Rabbimizden muvaffakiyetler diliyoruz.

                                                                         (Yavuz BİLGİÇ/aksarayhaber.net.tr)