Peygamber Sevdalıları Platformu Hicri Yılbaşı Mesajı

İslam alemi için büyük önem arz eden Peygamber Efendimizin hicreti ve Hicri Takvim başlangıcı 1 Muharrem Hicri 1439. yıl münasebetiyle Peygamber Sevdalıları Platformu basın açıklaması yayınladı.

Basın açıklamasının tam metni;

İslam âlemi için büyük bir önem barındıran hicri yılbaşı bu yıl 21 Eylül Perşembe gününe denk gelmektedir. Bu tarih itibariyle Muharrem ayı da başlamış olacak. Hicri yılın (hicri takvimin) ilk ayı olan Muharrem ayı Peygamberimiz (s.a.v) tarafından Şehrullah (Allahın Ayı) olarak tanımlanmıştır. Cenabı Allah’ın ilahi bereket ve feyzinin, Rabbani ihsan ve kereminin bol bol müminlere ihsan edildiği mübarek bir aydır. Bu mübarek ayın 10. günü ise aşure günüdür. Aşure günü ise bu yıl önümüzdeki 30 Eylül cumartesi gününe denk gelmektedir.

Tekrar kavuşma mutluluğu yaşadığımız hicri yılbaşı, Müslümanların kendi tarihlerini iyi okuyup muhafaza etmesine ve Peygamber efendimiz (sav.)’i iyi anlamasına vesile olmalıdır. Aynı zamanda her Müslüman için bir dönüm noktası ve silkinişe vesile olmalıdır. Dünya Müslümanları arasında, Hz Peygamber ve ashabının hicret ederken ki kardeşlik ruhunun tekrardan tesis edilmesi zaruri bir ihtiyaçtır. Hz. Peygamber (s.a.v) ve güzide ashabının hayatlarını anlatıp yaşatmak için tüm İslami yapı ve platformlar her türlü fedakârlıkları göstermek zorundadır. Bozulmaya yüz tutmuş insanlık Asr-ı Saadeti yaşamakla ancak yeniden hayat bulabilecektir.

21 Eylül Perşembe gününde hicri yılbaşı olan 1 Muharrem 1439 yılına girmiş bulunacağız. Herkesin malumu olduğu üzere ilk Hicri Takvim Hazreti Ömer(r.a) döneminde kullanılmaya başlanmıştır. Maalesef, Batı hayranı yönetimlerin Müslüman halkları medeni dünya ülkelerine uydurma çabası bizi İslam zamanından (Hicri Takviminden) alıkoymuştur. Ve bununla kalmayan Batıcı yönetimler Miladi Takvim’in her gününe farklı bir özellik kazandırıp tarihimizi bize unutturdular.

Bugün tarihimizi unutup Kur’an ve Sünnetten uzaklaştık. İslam Ümmeti olarak yeniden Kur’an’a ve Sünnete sarılıp anlaşılması ve yaşatılması için gayret etmeliyiz. Basit meselelerle çelişki ve ihtilaflara düşmemeliyiz. Maalesef dünyanın her tarafında Müslümanlar yokluk, sefalet ve ihtilaflarla boğuşmaktadır. Bu durum küfrü cesaretlendirip topyekûn Müslümanların imhasına çalışmaktadır.

Bu vesileyle, bu hicri yılbaşının İslamiyet’in hâkimiyeti için çalışanlara feyiz ve direniş, Müslümanlar arasında vahdet, kardeşlik ve uyanışa, zülüm altında inim inim inleyen Müslüman kardeşlerimize kurtuluş ve zafer getirmesini Cenab-ı Allah’tan tüm içtenlik ve samimiyetimizle dileriz.